Hosgeldiniz...    Simdi Kaydol    Giriş Yap  
image1
Anamenü

Resimler
Populer Fotoğraflar


PDF ve Word Formatında
Bölüm 1
  Tarih: Thu 21 Jun 2007 (3977 okuma)


Bismillâhirrahmânirrahim




KUR'ÂN ve EHL-İ BEYT




"An o zamanı ki İbrahim, Rabbim demişti,bu şehri emin et, beni'de, oğlumu'da
putlara tapanlar´dan uzaklaştır...

Rabbim,şüphe yok'ki onlar,insanların çoğunu doğru yoldan saptırdırlar.Artık kim
bana uyarsa o' bendendir ve bana isyan edene gelince; şüphe yok'ki sen suçları
örtensin, rahimsin ...


Rabbimiz soyumun bir kısmını
ekin bitmez bir yere, hürmeti vacip olan evinin yanına yerleştirdim, rabbimiz
namaz kılsınlar diye. Artık insanların bir kısmı da onlara gönül versin,
sevsinler onları... Rabbimiz, şüphe yok'ki gizlediğimizi de bilirsin sen açığa
vurduğumuzu da ve Allah'tan hiç bir şey gizlenemez ne yer yüzün'de ne de
gökte..."




(İbrahim suresi:35 ile 38 ayetleri.)




"Bütün Hamd alemlerin Rabbine masustur.Salat ve Selam onun
yaratıklarının en hayırlısı Hz. Muhammed (s.a.v ) ve Ehl-i beyt'ine olsun.Öyle
bir, Ehl-i beyt ki, Allah her türlü kötülüğü onlardan giderdi ve onları tertemiz
kıldı."

İnsanın eğitiminde örnek edindiği kişilerin büyük etkisi vardır.Bütün bir
insanlık için kendisinde güzel örnekler olan Resulullah (s.a.v.) aramızda iki
değerli emanet bırakmıştir:Biri Kur'ân-ı kerim ve diğeri ise Ehl-i beyt (a.s.)
dır.Kur'ân-ı kerim bizim için hayat kitabımızı, hayat kaynağımız, Ehl-i beyt ise
bizleri Kur'ân'ın emirleri doğrultusunda yönlendiren ameli örneklerimizdir.

Bu yüzden Kur'ân-ı ve onların hayatını okumak ve bilmek, bütün müslümanlar için
özellikle çeşitli entrikalar öz kaynak ve kültüründen, öz değerlerinden
uzaklaştırmaya çalışan yeni kuşak için bir zaruret teşkil etmektedir.Bu zarureti
göz önünde bulundurarak değerli tüm tarih-i ve İslam araştırmacıların
belgelenmiş olduklardan yeni bir tarih elde etmenin kıvancı içindeyiz.Yeni
tarih'çilerinde bizlerden faydanlanacakları inancındayiz.




Hz. Muhammed ve İmam Ali ( a.s. ) tarihdeki gelmiş ve geçmiş insanlar içerindeki
en önde gelenlerin öncüleridir. Bu açıdan İslam Cumhurriyetinin Kur’an daki
vahiye dayatılan gerçek islam devrimin siyasi proletariya önderileridirler. İşçi
sınıf mücadelesinin teori ve pratik yönlerile islam akayidi'nin bize ispatlanmış
bir yaşama şeklidir.




İnsan ve insan aleminin yaşama tarzındaki ezici bir gücün var oluşunun kültürel
ve medeniyetlere dayandırılarak ezici bir gücün hakimiyeti karşısında ezilen bir
gücün var sayımının oluşturmasının detayliyiyle göz önünde bulundurmak lazım.

O açıdan yaşama şeklinin Kur’an ve Ehl-İbeytin değer ve düşünce açısından
insanlara yol ve yönetmenlik şeklindeki düşüncesine yer vermek lazımdır. Kur’an
ve Ehl-İbeyt bir ırk veya bir milliyetçilik ziniyetçiliği değildir.




İslamı bütün dünya sınıfının yaşama şeklinin içine alıp bir cumhuriyet idare
şekilinin yaşatma şeklidir. İslamın işcı hareketlerinin kapitalist baskıya karşı
kapitalizmin yıkılması ve toplumun siyasi ve adalet içerisindeki iltilalci
dönüşümün için bilinçli bir işcı sınıf mücadelisini oluşturmaktır. Bu açıdanda
Kur’an ve Kur’an vahıne ve Resul u Ekrem s.v.a ve İmam Ali a.s. kişiliklerine
bakış açılarıyle kendimize örnek ve önder almak zorundayız.




Hz. Muhammed kimdir? Peygamberler, peygamberlik ve Hz. Muhammed. Hz. Muhammedin
bilgi kaynakları (soyu seceresi) ve soyu seceresinin hangi kanallarda ve hangi
soydan devam edildiğini detaylı bir açıklamayla sergilemeye çalışacayız.

Hz. Muhammedin halifesinin bir zat kendisi tarafından İmam Ali a.s.ma tefşik
edildiği Hz. Ali ve Hz. Muhammedin birbirlerine bağlı oldukları ve
secerelerininde aynı olduğunu yine tesbitleriyle islam toplumunu aydınlatmaya
çalışacayız. Hz. Resülü Ekrem bir hadisi şerifinde şöyle buyurmakdadır: Her
peygamberin soyu kendi sülbündendir, benim soyum ise İmam Ali bin Ebu Talib'in
soyundandır.




Allah u tala Kur’ani Kerimde şöyle buyurmakdadır: Muhammed sadece bir elçidir.
Ali İmran Süresi 143.




Toplumsal düşünüşün uzun tarihi boyunca Hz. Muhammedin bilimsel yüceliğine kimse
erişememişdir. O daha çok gençken insanın açlıkdan, soğuktan ve karanlıktan
kurtulması için, tanrıyla bağlaşıp insan soyunu bilim ve sanaatı getirdi
söylenen Prometheus’la karşılaşmalıdır. Prometheus insanı yaratıcı dehasının ve
ilerleme ve özgürlük ve mutluluk yolundaki amansız boğuşmanın bir simgesiydi.
Toplumsal gelişmeyi hükmeden kanunları keşfetti. Böylelikle köle toplumu halka
toplumsal baskıyı ortadan kaldırmanın ve onurlu bir hayat kurmanın ve insan
soyunun ve refahı ve her bireyin fiziki ve manevi yeteneklerinin her bakımdan
özgürce gelişmesi için gerekli şartlarının yaratmanın gerçek yollarını
gerçekleştirdi.




Hz. Muhammed'in vahiyi ile gerçekleştirdiği Kur’an teorisidir. Bu teori
içerisinde köle kavramlarıyla anılan ezilen sınıfın birleşmesinin egemen
sınıflara karşı bir güç oluşmasıydı. Ele alacağımız millat'tan sonra 570
yıllarının egemen sınıflarının, İslam, din, felsefe, kültür uygarlığının ilk
kurucusu olarak peygamberimiz Hz. Muhammed ( s.a.a.) ve İmam Ali (a.s. ) de yer
vermek zorundayız. Detaylı bir araştırmanın ansiklopedi de kendilerine ayıra
bileceyimiz yer onların büyüklüğüyle ve islam toplumdaki önemiğle orantılı
olacağı için detaylı ve uzun bir araştırma olacaktır. Allah’dan dilediğimiz
belge ve kaynaklarımızla Kur’an tesviriyle gerçek yönlerini müslüman halk
kitlelerine gerçekleri yansıtmak ve çalışmamız kaplıyacaktır. Hz. Muhammed,en
öncesi toplumsal yaşayısı feodal baskıcı ezici kabileler yasamalar biçim idare
şekilleriydi. İsterseniz birazda olsa feodal toplumun yaşama biçim ve zaman
birimini ele alacağız.




Hz. Ibrahim Hz.İsmail Adnan Ma’ad Nazar Hızır İlyas Mudrike Hüzeyme Kenan Nasır
Malik Fahr Galip Levi Keap Emre Kelap Kasi Abdimenaf Haşim Abdulmuttalip
Abdullah Hz. Muhammed.




Hz. Muhammed'in pak ve temiz seceresi Hz. Muhammedin hayatı ve kurduğu dinin
esasları İstanbul marif kitabhanesinin 17 sayfasına alınmıştır. Kitabın yazarı
Lutfullah Ahmed âhır zaman peygameri ve ayrıca İmam Ali a.s. da soyu ve seceresi
Resul"u Ekremle aynı soydan gelip ve Hz. Abdulmuttalip’den ayrılıp Ebu Talip’le
İmam Ali a.s. dünyaya gelmiştir. Abdulmuttalibin 11 oğlundan iki oğluna ahır
zaman peygamberiyle ahır zaman peygamberi'nin halifesi sülbünlerine zuhür
etmişdir. Abdulmattalib'in Hz.Abdullah oğluna Hz. Muhammed s.a.v. ve Hz.
Abdulmuttalibin diğer oğlu Hz. Ebu Talibe’de İmam Ali a.s. . Bundanda
anlaşışıyorki Allahu teala teori ve pratiği aynı anda Resul u Ekrem ( s.a.a. )
vayhedip pratiğide İmam Ali a.s. uygulama zorunluğu getirmiştir. Nasilki Hz.
Zekeriya a.s. Meryem anaya memur etmişse Hz. Resul u Ekrem s.a.v. İmam Ali a.s.
ve büyüğümesine terbiye ve takvasına memur etmiştir. Detaylı ve geniş bilgi
belgelerle İmam Ali a.s. hayatı anlatımında ele alınacaktır. Kur’ân ve Ehl-
İbeyt

ideoloji ve felsefesi takriben 6 milyon kaynağa dayanmaktadır. Zamanı geldiğinde
belgeleri ve kaynakları tek tek sergileyeceğiz. Allah yardamcımız olsun.




Hz. Muhammed s.a.v. soyu hakındaki inanç ve delileri burda belgelerken İmam Ali
a.s. da soyunun belgelenmesinin zorunlu olduğunu vurgulamak isteriz.
Gösterdiğimiz belgeler Kur’ân ayetleriyle ve Resul u Ekremin hadisleriyle
ispatıdır.




NEBİ’NİN (S.A.V.) SOYU HAKINDAKİ İNANÇ




Doç. Dr. Ethem Ruhi FIĞLALI (İslam mezhepleri tarihi kürsüsü Başkanı)

RİSÂLETU’L-İ’TİKÂDATİ’L-İMAMİYYE (şiî imamiyye’nin inanç esasları)

Allahın rahmati üzerine olsun Şeyh (Ebû Cafer Muhammed b. Ali İbn Bâbeyveyh el-
Kummî ‘Şeyh Sadûk’) (381/991) şöyle buyurmaktadır: Bizim onlar hakındaki
inançımız şudur. Selam olsun üzerlerine. Onlar adem'dendir (106). Onun (Hz.
Peygamber ) babası Abdullaha selam üzerine olsun kadar müslümandırlar. Selam
üzerlerine olsun Abu Talib bir müslümandır. (Krş. Usûl, I, 448-9). (Hz .
peygamberin) Annesi Âmine bint Vehb de müslümandı. Allahın salat ve selamı ona
olsun Nebi, ’’ben selam üzerine olsun Ademden bu yana gayr-ı meşrû (bir soydan)
değil, helâl bir nikahla gelen bir soydan çıktım’’ . buyurdu. (Urduca
müterciğimi şöyle bir not ekler Hz. Peygamberin soyu arasında yedi peygamber
vardır. Bunlar Adem, Şit, Nûh İlyâs, İbrahim, İsmail ve el-Yasa ve o delilini
desteklemek üzere Kur’ân dan ayetler getirir. Hz. Peygamberin baba ve annesiyle
Ebu Talib’in iman ettiklerini müslüman olarak öldüğünü söylerler. Ayrıca Ebu
Talib’in hayatı anlatıldığı zaman belgeler sergilenecektir.) Ve rivayet
edildiğine göre selam üzerine olsun Abdulmuttalib, hüccet; selam üzerine olsun
Ebu Talib’de onun vasisi idi.




HZ. MUHAMMED ve İMAM ALİ a.s. SOYU HAKINDAKİ İNANÇ

ALEVIYYE HAKK
INDAKİ İNANÇ




Allahın rahmeti üzerine olsun. Şeyh Ebu Cafer derki: Bizim, aleviyye (aleviler)
hakındaki inancımız şudur: onlar, allahın salat ve selamı ona olsun Allahın
Resul u Ekrem ailesidir. Onları sevmek vacipdir çünkü onlar risaletin karşılığı
olan bedel dir. Yüce Allah şöyle buyurur: “...Ey Muhammed! De ki : Ben sizden
buna karşılık yakınlara sevgiden başka bir ücret istemem.¹ Kur’ânı Kerim Şura
42, 23...” Onların sadaka alması haram kılınmıştır.² Çünkü sadaka insanların
sahip oldukları şeylerin kiridir ve insanların bu kirden temizlenmesi, ancak
köleleri ve cariyelerine veya birbirene verdikleri sadakalarla mümkündür. Fakat
Hums’a (Ganimetin beşte biri ) gelince bu onlara zekat yerine helâl kılmıştır
çünkü onlar zekat almaktanda men olmuşlardır. (Kaynaklar: 1 Şura (42) 23 Urduca
mütercimi, yakın kelimesini açıklarken şöyle der: Tefsiru mecmaul – beyân da
İmam Zeynel Âbidin ve diğerlerine dayanarak şu rivayet edilir. Yakın teriminden
Hz. Peygamber’in soyu kastedilmiştir. İmam Câfer es-Sâdık ve İmam Muhammed
el-Bâkır’a dayanılarak benzer hadisler ve rivayet edilmektedir. Said b. cubeyr
Abdullah b. el Abbas’a dayanrak şunu rivayet eder: bu ayet indiği zaman Hz.
Peygamber’in mutelif ashabı.Sevgi ve bağlılığın kime gösterilmesi gerektiğini
sordular.Hz. Peygamber şu cevabı verdi.Bu ayet İmam Ali, Fatma ve soyuna işaret
etmekdedir (A.f)




2 Urduca mütercimi Ali ve Fatima’nın soyundan başka haşim soyundan olanlarında
haşimi olmayanlardan sadaka almalarını yasaklanmış açıklar. (A.f).




Onların davranışları hakındaki inancımız şudur. Onlardan günah işleyenler iki
kat ceza göreceklerdir. Onlardan iyi davrananlarda iki kat sevap alacaklardır.
Onların hepside Nebî’nin (s.a.s.) sözüne göre birbirlerine eşitdir, çünkü o Ebu
Talib’in a.s. oğuları İmam Ali a.s. ve Câfer




Tayyara a.s. baktığı zaman şöyle demişti: “Kızlarımız oğularımız gibi;
oğularımızda kızlarımız gibidir”. Ve (İmam Câfer es-Sadık a.s.) şöyle dedi: Kim
Allahın dinine karşı çıkar ve onun düşmanlariyle dostluk kurarsa veya Allahın
dostalrına düşmanlık ederse o kimseden, kim olursa olsun ve hangi kabiliye
mensup bulunursa bulunsun uzaklaşmak (berâaet) vacip dir.




Ve müminlerin Emiri (a.s.) oğlu Muhammed İbn el-Hanefiyye’ye şöyle dedi: “Kendi
şerefinde alçak gönüllü olman, hatalarından gelen şerefden daha şereflidir”. Ve
(İmam Câfer es-Sadık a.s.) şöyle dedi: “Selam üzerine olsun Müminlerin Emirine
olan bağlılığım, benim için onun soyundan gelişimden daha aziz dir”. (İmam Câfer
es- Sadık’a a.s.) Allahın salat ve selamı ona olsun. İmam Muhammed ailesi
hakında soruldu; oda şu cevabı verdi: “Allahın salat ve selamı ona olsun.
Muhammedin ailesi Allahın Resulune (s.a.s.) nikah bakımından haram kılınmıştır.“




Güçlü ve uğurlu olan şöyle buyurmuştur: “And olsun ki, Nûh’u ve İbrâhim’i biz
gönderdik; ikisinin soyundan gelenlere peygamberlik ve İmam Kitab verdik;
soylarından gelenlerin doğru yoldadır, bir çoğu da yoldan çıkmıştır (Hadid
57.26)”. Ve İmam Câfer es-Sadık’a




a.s. (güçlü ve uğurlu Allahın sonra bu kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere
miraz bırakmışızdır. Onlardan kimi kendine yazık eder kimi orta (iti dallı)
davranır, kimide Allahın izniyle iyileklere koşar (fatir 35.32). Ayeti hakında;
oda şu cevabı verdi. Burada, kendilerine yazık edenler . İmamın a.s. hakını
tanımıyanlar orta davrananlar’ dan (107) İmamın hakını taniyan ve Allahın
izniyile iyiliklere koşandan da, bizat İmam Ali a.s. kastedilmişdir.




Ve İsmâil, babası (İmam Câfer es-Sadık’a a.s.) sordu: “Bizim içimizden günah
işleyenlerin durumları ne olacaktır?” selam üzerine olsun o, şu cevabı verdi:
“Bu sizin kuruntularınıza ve kitab Ehlinin kuruntularına göre değildir. Kim
fenalık yaparsa cezasını görür, kendisine Allahdan başka ne bir dost ne de
yardımcı bulur Nisa 4.123”.




Ebu Câfer (Muhammed el- Bakır) a.s. uzun bir hadisde şöyle der: “ Allah ile bir
başkası arasında yakınlık yoktur. Doğrusu insanlar arasında Allaha en sevgili
olanlar, ondan en çok sakınanlar ve Allaha itâatla amel edenlerdir. Allaha and
olsun ki kul, güçlü ve ulu Allaha ancak taatla yakın olabilir. Bizi ateşten
uzaklaştıracak bir şeye sahib değiliz. Ve hiçkimsenin kendini Allaha karşı
korayacak bir delili yoktur. Kim Allaha itaat ederse, o bizim dostumuzdur. Kim
Allaha karşı gelirse oda bizim düşmanımızdır; kendini Allaha vermedikçe (vera)
ve iyi işler işlemedikçe ne bize ulaşabilir nede bizden dir”. Selam olsun Nûh
şöyle dedi:”... Rabbim! Oğlum benim ailemdendi. Doğrusu senin vadin hak dır. Sen
hükmedenlerin en iyi Hükmedenisin. Allah: O senin ailenden sayılmaz çünkü kötü
bir iş işlemişdir; öyle ise bilmediğin şeyi benden isteme. İşte sana öğüt,
bilgisizlerden olma dedi (Nuh: ) Rabbim! Bilmediğim şeyi senden istemekten sana
sığınırım. Beni bağışlamazsan ve bana merhamet etmezsen kayıbedenlerden olurum
dedi. Hud süresi 11.45 ve 47.

Ve İmam Câfer es-Sadık’a (a.s.) güçlü ve ulu Allahın “Allaha karşı yalan
uyduranların kiyamet günü yüzlerinin simsiyah olduğu görülür. Böbürlenenler için
cehenemde bir durak olmaz olur mu?” Zumer süresi 39.60. Ayeti hakında soruldu. O
şu cevabı verdi: Bu ayet İmam Ali ve Fâtima’ya mensup olsa bile, İmam olmadığı
halde İmam olduğunu iddia edene işaret eder. Ve İmam Câfer es- Sadık a.s.
ashabına sizinle muhalifleriniz arasında ancak gizlilik var dedi. Ona gizli olan
şey nedir diye soruldu. Dedi ki: “Gizli olan ( el-Mudmar), uzaklaşma (berâet )
denilen şeydir, size ve komşusuna muhalif olan kimseden, Alevi-Fâtimi (Ali
Fâtima’ya mensup) olsa bile uzaklaşınız.”




Ve İmam Câfer es-Sadık (a.s.) oğlu Abdullah hakında ashabına şöyle dedi: “Sizin
üzerinde olduğunuz şeyi takib etmeyen kimseden ben uzağım ve ulu Allah da
uzaktır.” Getirdiğimiz ayet ve belgelenderde anlaşıyorki Resul u Ekrem s.a.v. ve
İmam Ali a.s. soyundan gelenlerin alevi oldukları ve 1400 seneden beri yapılan
katliamların gerçeklikle bağdaşmadığını ve Ehli sünnetin İslamı gerçek yönüyle
öğrenmedikleri ve eğitimsiz ve diplamasız cahil alimlere itaat ettiklerinden
dolayı Allaha Resul u Ekrem s.a.v. ve İmam Ali a.s. nesline karşı suç
işlemişlerdir.




Aslında konumuz alevilik olmadığı için detaylı ve geniş kapsamlı bir çalışmayla
alevilere değinmiyeceğiz. Sadece İmam Ali a.s. hakında kısa bir bilgi
zorunluğunu ön gördük. Allah u taala

Ancak ve Ancak Allah, ey Ehl-ibeyt, sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve
sizi tam bir temizlikle ter temiz bir hale getirmek diler. al Ahzab süresi
33.33. Resul u Ekrem şöyle buyuruyor: “Hz. Muhammed s.a.v. veda hacı dönüşü,
Gadir-i Hum’da yüz bini aşkın topluluğa yaptığı konuşmasından:




BEN KİMİN ÖNDERİ İSEM, ALİ DE ONUN ÖNDERİDİR. ALLAH'IM,

ONUNLA DOST OLANA DOST, DÜŞMAN OLANA DA DÜŞMAN OL. Hadis Şerif Usul-u
Kafi,c.l,s.294.




Peygamberizin ve İmam Ali a.s. ve 12 İmamlarımızın secelerini vereceğiz.

Resulullah (s.a.v.)seceresiyle ilgili kaynakların araştırılması devamında elde
etığımız bilgilerimiz devam edecektır.Ehl-i beyt Measjı,nın 20.cı cıldının 23 cu
sayfasında verilen belgeleri aktaracağız.




PEYGAMBER (a.s.v.) İN SOYU.




Hz.Muhammed (s.a.a)in babaları Şunlardır.Abdullah b.Abdulmutalip (Şeybetülhamd,
Amr)b.Haşim b.Abdumenaf b.Kusay(Zeyd)b. Kılab(Hakim) b.Murre b. Kâb b.Luvey b.
Galib b.Fihr(Kureşy) b.Malik b. Naza (Kays)b.Kinane b.Huzeyme b.Mudrike (Amr)b.
İlyas b.Muzar b.Nizar b.Maad b. Adnan...




Resulullah(s.a.a)in soyunu buraya kadar her kes kabul etmiştır.Ama bunlardan
sonraki babaları hakkında çok itilaf vardır.Fakat Adnan ın soyunun İsmail
(a.s.)a ulaştığından bizim hiç şüphemiz yoktur. Resulullah (s.a.a)in şöyle
buyurduğu nakledilmiştir : Nesebim Adnan a ulaştığında ondan öteye
geçmeyiniz.Bizde Resulullah ( s.a.v. )'ın emrine uyarak bu kadariyle
yetiniyoruz. Peygamberin (s.a.a.)annesi,Beni Zühre kabilesinin büyüğü Veheb,in
kızı Âmine ,dır.Veheb de Abdumenaf b.Zühre b.Kilabin oğludur.




20--) Adnan :

Adnan Arab'ın babası diye anılırdı. Tihame, Necd, Hicaz ve Irak dolaylarında
yaşamıştır. Bu boya Arab-ı Maadi, Arab-i şimali ( Kuzey Arapları ) ve
İsmailliyan denilmiştir.

Adnan'ın geçmişi Hz. İbrahim ( a.s. ) ve Hz. İsmail ( a.s.)'a ulaşmaktadır.
Adnan'ın iki oğlu vardı. Maad'e ve Akke bini Gafik sulalesi Adnan'dan
türemiştir.




19--) Maad İbn-i Adnan :

Annesi Curhum kabilesindedir. On tane oğlu vardı. Kunyesi Ebu Kuzaa'dır. Maadd'e
Puhtu Nasr ile savaştı ve Maadde yenildi, çocukları ile birlikte Yemen'e gitti.
Orada vefat etmiştir.

İbn-i İshakın yazdığına göre çocuklarının ismi, Nizar, Kuzahe'e, Kanan ve
İyad'dır.




18--) Nizar İbn-i Maadde :

Kardeşlerinin içinde en cesur ve gözü açık olanıydı. Babasının yerine geçti.
Mekke'de yaşadı, dört oğlu vardır. Muzar, Rabia, Ammar, ve İyad'dır.

Bu kabile iki taifeye bölünmüştür ; Gaşam ve Beecile dir. Reisleri Ammar'dır.

Muzar ve İyad'ın anneleri Sevda'dır. Sevda ise Akke İbn-i Adnan'ın kızıdır.
Rabia ve Ammar'ın anneleri ise Cuma'dır. Cuma aynı zamanda Sevda'nın bacısıdır.
Bu iki taife büyük kabile ; Rabia ve Muzar adlarından ortaya çıkmıştır. Kurucusu
Nizar'dır.




17--) Muzar İbn-i Nizar :

Muzar İbn-i Nizar, Curhum kabilesinden bir kız ile evlenmiştir. İlyas ve Aylan
adında iki oğlu olmuştur. Kendisi çok bilgin, dindar, cömert ve hayırseverdi.
Oğullarına ve dostlarına başkaları ile iyi geçinmeleri için tavsiyeler de
bulunurdu.

Beni Zubyan, Beni Hilal ve Beni sakkife kabileri Muzar İbn-i Nizar'dan
gelmektedir.

Hz. Peygamber ( s. ) ve İmam Ali (a.s. ) efendilerimizden şöyle bir rivayet
vardır : "Muzar ve Rabia hakkında kötü söylentilerden kaçının Çünkü onlar
Müslümanlardı."




16--) İlyas İbn-i Muzar :

İlyas, babasından sonra kabile başkanlığına geldi. Lakabı, Seyyidul Aşire'dir. (
Aşiretlerin seyyidi demektir.)

Mudrike, Tabiha ve Kamae adlarında üç oğlu vardı. Annesi, Leyla'dır. Handif'de
denmiştir. Handif İmram İbn-i Elha İbn-i Kuzahe'nin kızıdır.

Handif ve Yakubi kabileleri İlyas'ın soyundan gelmektedir. İlyas geçirmiş olduğu
"hiv " hastalığı sonunda vefat etmiştir.

Yakubi'nin yazdığına göre " Kamahe, Kuzaha kabilesine gider ve o kabileden bir
kızla evlenir."

Kamahe'nin oğullarından Amr İbn-i Kuheyye Curhar kabilesie san vererek ;
Mekke'nin hükümdarlığını ele geçirir ve ilk etapta putperestliği kabile
arasından yayar. Allah Resulü Amr İbn-i Luhevve hakkında şöyle buyurur ; Hz.
İbrahim ( a.s. )'ın dinini değiştirmeye çalışan ve putperestliği yayan ilk kimse
Amr İbn-i Luheyye'dir. Amr İbn-i Luheyye İbrahim'i dinde ihtilaf çıkarmuştır.
İbn-i Hişam'ın yazdığına göre bir adam Şam'da Amaliğa kabilesine giderek
onlardan put ister. O kablede bu kişiye "Hubel"-i hediye edeler. "Hubel"
adındaki putu Mekke'ye getiren kimsedir.




15--) Murik İbn-i İlyas :

Künyesi Ebul Huzeyl. Ebu Ğuzeyme'de denilmiştir.

Ğuzeyme'nin Huzeyl, Harise, Galip adlarında dört oğlu vardı. Huzeyl ve Abdullah
Mudrik ibn-i İlyass'ın tanınmış sahabelerindendir.




14--) Huzeyme ibn-i Mudrik'e :

"Annesi Esed ibn-i Nizra'ın kızı Selma'aır."

İbn-i İshak'ın deyişiyine göre, annesi Kuzaa kabilesinden idi. Huzeyme, İbn-i
Mudrikke, babasının ölümünden sonra Arap hükümdarlığını ele aldı. O'nun Esed,
elede, kinane ve Hun adında dört oğlu vardı. Beni Esed ve Kare kabileleri yani
Beni Hun İbn-i Huzeyme ve cahş ibn-i Kaib'in kızı Umul--muminin Zeynep ve
kardeşleri Abdullah ve Ubeydullah, Abdulmuttalib kızı Umeyme'nin oğulları
Ğuzeyme İbn-i Mudrik'e ile nisbetleri son bulur.




13--) Kinane İbn-i Huzeyme :

Onun sayısız faziletlere sahip olduğu nakledilmiştir. O, zaman Arapların ileri
gelenlerindendi.

Künyesi ; Ebu Muzar'dar. Annesi, Sad İbn-i Kays İbn-i Muzar'ın Livaneh adında ki
kızıdır. Nazr, Malik, Abdumenaf, Milkan ve Hudal adında beş oğlu vardı.

Beni Leyse ve Beni Amar kabileleri bu koldan gelmektedir.




12--) Nazr ibn-i Kinane :

Annesi, Yakub'un yazdığına göre Saveyd ibn-i Kıtrif'in kızıdır.

İbn-i İshak'ın Taberisinin ve diğer yazarların naklettiğine göre : Merreb ibn-i
Utbe, İbn-i Tabeğa'nın kızı Berre'dir. Malik, Yağlut, Salt adlarında üç çocuğu
vardı. Künyesi, Ebul Salt'tı.

Yakubi diyor ki : "Nazr İbn-i Kinane, Kureyş olarak adlandırılan ilk kızıdır.
Hiç kimsenin malından, namusundan ve kimseye zararı olmadığından dolayı"
Takarruş, Şevkatli ve yardımsever olduğundan dolayı ; Kureşy denmiştir. Bazı
rivayetlerde ticaretle uğraştığı nakledilmiştir. Annesinin dediğine göre ; Küçük
Kureyş Deryada ki bir canavarın ismidir.

"Nazr İbn-i Kinan'dan olmayan hiç kimseye Kureyşli denilemez. Başka bir
rivayete, Kureyş dağılan bir sevin toplanması anlamına, gelmektedir. Takarroş'da
toplanmak hazırlanmak anlamındandır."

Not : Salt'ın çocukları Ğuzee kabilesinden gelmektedir. İslam şairlerinden olan
Kuseyre ibn-i Abdurrahman Ğuzayi ve Beni Maleyhe ibn-i Amr Ğuzay'i, Salt ibn-i
Nizar'a nisbet verilmiştir.

Kuseyr Uzza Hicri 105 de vefat etmiştir. İmam Bakır ( a.s. ) o'nun cenaze
törenine katılmiştir. Kaynak: Sirei ibn-i Hişam cilt, 1. sayfa 104.




11--) Malik İbn-i Nazr :

Annesi, Atike'dir. Advan ibn-i Amr ibn-i Kays ibn-i Aylanın kızıdır. Çocukları
fehr ibn-i Malik'tir.




10--) Hehr ibn-i Malik :

Annesi, Cendele'dir. Haris İbn-i Muzaz. İbn-i Amru Curhumun kızıdır. Çocukları,
Galip, Muharrip, Haris ve Esed'dir. Kızı ise Cendele'dir.

Ebu Ubeyde, Cerrah, Amr İbn-i Adullah İbn-i Cerrah, Zabbet İbn-i Haris İbn-i
Fehr ibn-i Malik'in soyundan gelmektedir.

Zohak İbn-i Kays'ın soyu Şeyba İbn-i Muharrib ibn-i Fehr'e dayanmaktadır. Beni
Haris ibn-i Fehr ve Beni Muharrib İbn-i Fehr olmak üzere iki kabileye
bölünmüştür. Bazıları fehr İbn-i Malik'in lakabının Kureyş olduğunu
yazmışlardır. Bazı rivayetlere göre de Kureyş isim. Fehr ise lakab olarak
yazılmıştır.




9--) Galip İbn-i Fehr :

Babası Fehr'dir. Annesi, Leyla ( Saad İbn-i Huzeyl'in kızı ) dır. Çocukları,
Teymel Edrem ( Beni Edrem İbn-i Galip ) olarak tanınmıştır.




8--) Luey ibn-i Galip :

Babası Galip'tir. Annesi, Selma ( Kaab, ibn-i Aruğuza'nın kızı ) dır. Çocukları
Kaab, Amir, Same, Avf, Ğuzeyme'dir.

Bu kabile iki taifeye ayrılmıştır. Taifeye Beni Amr İbn-i Lueyye ve Kaab İbn-i
Lueyye kabileri'dir.




7--) Kaab İbn-i Lueyye :

Babası, Kueyye'dir. Annesi, Maviyeh ( Kaab İbn-i Kays İbn-i Cers'in kızı ) dır.
Çocukları Marreh, Adiyye, Huseys'dir. Künyesi, Ebu Huseys'dir.

Kaab kardeşlerinin içinde olgun ve cesur idi. O güne kadar Arubeh olarak tanınan
"Cuma" kelimesini ilk olarak kullanna kişidir. Arap günlerinde "Arubeh" olarak
tanınan güne "Cuma" ismini ilk olarak veren bu adam olmuştur. Ve o gün
hutbesinde Peygamber ( s.a.v. ) Efendimizin geleceğini müjdelemiştir. Allah'a
şöyle dua etmiştir. "Allah'ım Peygamber'inin ( Hz. Muhammed ) ( s.a.v. )
ashabının ve akrabalarının onu yanlız bıraktığında ben yanında ,o Hazrete hizmet
etme şerifina erseydim.

Kureyş kabilesi onun vefat gününü tarihlerinin başlangıcı saymışlardır. Bu durum
ta fil vakasına kadar devam etmıştır.




6--) Marreh İbn-i Kaab :

Babası Kaab'dır. Annesi, vahşiye ( Şeyban İbn-i Muharreb İbn-i Fehr İbn-i Malik
İbn-i Nazr'ın kızı )'dır. Çocukları, Klab Teym, Yekaze'dır. Künyesi, Ebu
Yekaze'dır.

Merreh İbn-i Kaab iki taifeye ayrılmıştır. Beni Mazum : Umulmü'minin, ümmü
seleme, Halid b. Velid, Ebu Cehl, Amr İbn-i Hişam, İbn-i Muğiyre'ye kadar
uzanmaktadır.




5--) Klab İbn-i Marreh :

Babası Morre'dır. Annesi, Hind ( sureyra İbn-i saleb İbn-i haris İbn-i Fehr İbn-iMalik
İbn-i Nazr İbn-i Kinane İbn-i Kuzeyme'nin kızı'dır. ) Çocukları, Kussa İbn-i
Klab, Zahre İbn-i Klab'dır. Künyesi : Ebu Zahre ve Klab'dır.

Klab İbn-i Marre babasından sonra kabilesinin başına geçer ve kabilesi arasında
sevilen bir kişi haline gelir. Annesi Arap aylarının haram ve helâl olanlarını
belirtir haccın sorumlusu idi. Annesi bu görevden dolayı Nişa ve Klamis olarak
adlandırılmıştır. "Allah Resulü" Klab'ın iki çocuğu için şöyle buyurmaktadır :
"Kussa ve Zahre kureyş'in sultanlarıdır."

Beni Zohre'nin silsilesi : Amine ( Vehb İbn-i Abdimenaf İbn-i Zahre'nin kızı
)'dır. "Allah Resulünün" annesi ve Sad İbn-i Ebu Vakkas, Malik İbn-i Eheyb, İbn-i
Abdimenaf Zohre, teyzeleri Amine'nin kardeşinin çocuklarından olup Haşim İbn-i
Utbe İbn-i Vakkas Mirkal Sad'ın kardeşinin çocuklarındandır.

Emir-el mü'min İmam Ali ( a.s. )'ın Ashablarından olan Abdurrahman ibn-i
Afızohre'ye kadar dayanmaktadır.




4--) Kussa İbn-i Klab :

Babası Klab'dır. Annesi, Fatıma ( Sad ibn-i sayel'ın kızı )'dır. Çocukları
Abdımenaf, Abdidar, Abdil uzza ve Abdi Kussa'dır. İki tanede kızı vardır.
Künyesi, Ebul Muğeyre, Zeyd. Ve Mucemi denmiştir.

Kussa Huzça'nın elinden "Mekke'nin ve Kâbe'nin " sorumluluğunu üzerine almıştır.
Kussa işlerini o kadar titizlikle yapmıştır ki O'nun ölümünden sonra Kureyş
kabilesi o'nun koyduğu kurallara uymanın vacib olduğunu ilan etmiştir. Bu
kanunlara ölümünden sonrada uymuşlardır.

Kureyş kabilesini diğer kabileler arasında seçkin bir hale getirmiş, bazı dere
ve tepelerde kaleler yaptırmıştır. "Mekke " Vadisinde Kureyş kabilesinden
olanlara yer vermiştir. Kabileyi bir çatı altında toplayan ilk kişidir. Kussa
"Mekke'ye " gelen hacıların Kureyş kabilesi tarafından ağırlanmasını bu
kabile'ye farz kılmıştır.

Beni Abdil Uzza : Umul Mü'minin Hz. Hatice, Huveylid'in kızı'dır. Zubeyr İbn-i
Avvam İbn-i Huveylid ve Varaka İbn-i Nevfel Abdul Uzza İbn-i Kussa'ya kadar
uzanmaktadır.




3-- ) Abdimenaf İbn-i Kussa :

Babası Kussa'dır. Annesi, Hubba ( Huleyli Huzayi'nin kızıdır. ) Çocukları, Haşim
Abdi Şems, Muttalib, Nevfel, Ebu Emr'dır. Altı tane de kızı vardır. Künyesi, Ebu
Abdi Şems, Muğeyre ve Kamerul Betha denilmiştir.

Kabilesi'nin kolları : Ubeyde İbn-i Haris ( Bedir savaşında şehid olmuştur. )
Muhammed İbn-i İdris Şafii ve Muttalib İbn-i Abdimenaf'a kadar uzamaktadır.

Beni Ummeye, Abdi Şemse kadar uzamaktadır. Kussa öldükten sonra Hacun denilen
yerde defn edilmiştir. Abdimenaf İbn-i Kussa onun yerine geçmiştir.




2--) Haşim İbn-i Abdimenaf :

Babası Abdimenaf'tır. Atike ( Marret İbn-i Hilal İbn-i Falc'ın kızı )'dır.
Çocukları, Abdulmuttalib, Esed, Ebuseyfe, Nazle ve beş tane kızı vardır. Künyesi
Haşim Kaner Zadirrakib idi. Babasının ölümünden sonra kabilesinin başına
geçmiştir.

"Allah'ın Resulü şöyle buyurmaktadır" :

"Ben Atike'nin çocuğuyum"

Haşim hac mevsiminde kendi kabilesinden, hacılara iyi davranılmasını, onlara
yemek ve yatacak yerlerin hazırlamasında yardımcı olmaları emr etmiştir.
Yaptıları bu işin sevabını Allah'tan alacaklarını belirtmiştir.

Haşim, Mekke, Mına, Arafat ve Meşare'de hacılara su ve yemek verir, develerinin
yeminin hazırlanmasıda yardım ederdi. Haşim ticaretle de uğraşırdı. Beni Haşim,
Haşim İbn-i Haşim'im kızı'dır. Haşim Şam'a yaptıkları bir seferde Kozze
yakınlarında vefat etmiştir.




1-- ) Abdulmuttalib İbn-i Haşim :

Babası Haşim'dir. Annesi, Selma Amr İbn-i Zeyd İbn-i Nubeyd İbn-i Lubeyd.... ibn-i
Hazrec'in kızı'dır. Çocukları, Abbas, Hamza, Abdullah, Ebutalib, Abdimenaf,
Zubeyr, Haris, Hacı, Mukavvem, Ebuleheb, ve Kuşem'dir. Altı tane de kız çocuğu
vardır. Künyesi : Abdulmuttalib, Ebul Haris. Ünvanı, Şeybetil, Hamd Amr'dır.
Silsilesi, Ondört Masum'a ulaşmaktadır.

Abdulmuttalib zamanında Mekke, bazı hücumlara karşı karşıya kalmıştır. Onlardan
en önemlsi ; Habeşinin emriyle hazırlayan Ebrehe ordusu'dur. Ebrehe Ordusu,
Mekke'ye yakınlaştığında Mekke'liler dağlara sığındılar, fakat Abdulmuttalib
Mekke'de kaldı. Allah'a dua etmekle meşgul oldu. Allah tarafından gönderilen
Ebabil kuşları, Ebrehe Ordusunu hel'ak ettiler. Mekke'liler bu olaydan sonra
dağlardan Mekke'ye döndüler.




Abdulmuttalib'in cesaret ve büyüklüğünü tastik etmek için İbrahim ( a.s. )
lakabını taktılar.

Rebiulevvel ayının onunda yani Amulfil'in sekizinci yılında Abdulmuttalib vefat
etmiştir. Peygamber Efendimiz o sıralarda sekız yaşındaydı.




Abdulmuttalib'in kabri Hacun'dur. Ebultalib'in kabristanı olarak tanınmıştır.

İbn-i Esir şöyle yazmaktadır : "Abdulmuttalib Hira dağında itikaf yapan ilk
kimsedir."

İtikaf : İnsanın Ramazan ayında mescid yada başka bir yerde üç gün oruç tutup
ibadet etmesine denir. İtikaf'ta zariri ihtiyaçlar dışında yerinden ayrılmaması
şartı vardır.




"Neden Adnan'a kadar ?

Hz. Peygamber buyurmatadır : "Soyumu Hz. Adnana'a kadar araştırın, Ondan ötsini
araştırmayın" İşte görüldüğü gibi Tertemiz ve Masum Olan Ehl-i beyt'in seceresi
işte budur. Hz. Peygamber'in seceresini araştırıken ondan İmam Ali ( a.s. )mınıda
ayırmak Kur'ân'a ihanet olur. O'nun içindir ki Resuli Ekrem ( s.a.v. )'mın ve
imam Ali ( a.s. ) soyuları hem temiz ve hemde soyu pak ve hanif'tir.




Onlar asla ve asla put'a tapmadılar Daima hak dini yani ( Allah'ın devletinin
kanunlarını yerine getirmek için canlarını ve evlatlarınında o kanunlar
çerçevesinde olmalarını miras bıraktırlar.




Hz. Muhammed, doğumuna geçmede önce Astronomi belgelerle değil gerçek yönleriyle
detaylı ve geniş kapsamlı aktuel bir çalışmayla bir tarih gerçeğini sunmak
istiyorum.Çünkü gelecek zaman birimi içinde uygulanacak iki felsefe ve
idolojinin en önemlerinden biri olarak kendi yeri ve değerini kuruyacaktır.Tarih
gelişimi içerisinde her zaman üstun bir Hukukla adaletliğini başarılığıyla
işpatlamiştır. Hz. Muhammed,de dayalı Vahyi,in pıratik yönü kendi vefatlarından
sonra tekrar emevi saltanatı idareciğiline geçmesiyle beraber yine cailiye
devrine geçmesiyle günümüze kadar intikilap etmiştır.Aslı gereği gerçek yönü ile
elle alırsak Hz. Muhammed, Kurana,da Vahiye dayanarak Maide suresinin (67)

ayeti hükmünce Kendisinden İslam reberi ve RESULULLAH,ın makamına (İMAM ALİ
a.s.)mı getirmiştır.


Allahu Tala şöyle buyurmaktadır.Ey peygamber,
bildir,- sana rabbinden indirilen emri ve eğer bu tebliği ifâ etmezsen onun
elçiliğini yapmamış olursun ve Allah, seni insanlardan korur. Şüphe yok ki
Allah, kafir olan kavme ,doğru yola gitmek husunda başarı vermez. Peygamber (
s.a.v. ) Zilhicce ayının 18 inde yanındaki cemaâtle CUHFE'nin yakınlığında
bulunan Gair'i Hum adlı yere vardılar. Burada Cebrail, Hz. Peygamber-i Ekrem'e
nâzil olarak Hz. Ali'nin önderlik ve yönetimine ait, Mâide Süresinin 67. ayetini
getirdi ve bu âyetin İslâm ümmet'ine tebliğine Allah tarafından O'nu me'mur
kıldı. O gün çok sıcak bir gündü; buna rağmen Hazreti Muhammed ( s.a.v. )
kafilenin durmasını emretti; böylelikle geride kalanlar eriştiler, ileri
gidenler de geri döndüler ve öğle namazı yüz yirmi bin kişi ile birlikte namaz
kılındı: Namazdan sonra deve cıhazlarından kurulu yüksek bir minbere çıkarak,
Allah'u Teâlâ'ya hamd ve sena ettikten ve halktan risaletinin tebliğine ait
şehâdet aldıktan sonra şöyle buyurdular:

"Ömrümün sonu geldiğini Allah bana haber verdi; az bir zaman sonra Allah'ın
emrine icâbet edeceğim... Ölümümden sonra, aranızda bırakacağım pahâ biçilmez
iki emaneti bakayim nasıl dikkatle koruyacaksınız ?




Hazır bulunanlardan biri yüksek sesle dedi ki; "Bırakacağınız o iki kıymetli
emanet nelerdir yâ Resulullah ?"

Rasul'i Ekrem ( s.a.v. ) buyurdular ki: "Allah'ın" kitabı ve itretim "Ehl-i
beyt'im" ki, bunlar birbirinden hiç bir zaman ayrılmazlar; tâ ki Kevser
havuzunun yanında bana gelirler. Hiçbir zaman bu iki emanet'e tecâvüz etmeyin,
her ikisine tâbi' olun ve bu hususta sakın kusur etmeyin,ettiğiniz takdirde
mahvolursunuz...




 Anasayfa |  Yazdır

Giriş
Üye Adı:

Şifre:

Beni Hatırla

Şifremi Kaybettim

Üye Ol!

Videolar

Populer Linkler

İstatistik
Saatlik Ortalama : 1.23
Günlük Ortalama : 29.56
Haftalık Ortalama: 206.92
Aylık Ortalama: 886.78
Bugün: 1

Sayaç
Hoşgeldin : Misafir
avatar
Toplam: